Alaturka saat ne zaman çıktı ?

Sevval

New member
Alaturka Saat Ne Zaman Çıktı? Zamanı Bile Kendine Göre Ayarlayan Bir Sistem

Forumda geçen gün biri sordu: “Alaturka saat ne zaman çıktı?” İlk anda aklıma şu geldi; bugün telefonun şarjı yüzde 3’e düşünce panikleyen bizler, bir zamanlar güneşin batışına göre saat ayarlıyorduk. Düşünsenize, biri size “Saat kaç?” diye soruyor, siz de gökyüzüne bakıp birkaç hesap yapıyorsunuz. Modern insanın çoğu bu noktada muhtemelen hava durumu uygulamasını açmaya çalışırdı.

Şaka bir yana, alaturka saat sistemi Osmanlı döneminde uzun yıllar kullanılan oldukça ilginç ve pratik bir zaman ölçme yöntemiydi. Bu sistemin kesin bir “çıkış tarihi” vermek kolay değil çünkü mekanik saatlerin yaygınlaşmasıyla birlikte yavaş yavaş şekillendi ve Osmanlı toplumunda yerleşik hale geldi. Özellikle 16. ve 17. yüzyıllardan itibaren yaygın biçimde kullanıldığı biliniyor.

Alaturka Saat Tam Olarak Nedir?

Bugünkü saat sisteminde gün gece yarısında başlar. Alaturka saatte ise günün başlangıcı güneşin batışıdır. Yani akşam ezanıyla birlikte saatler 12:00 olarak kabul edilirdi.

Bu nedenle saatler her gün yeniden ayarlanırdı. Çünkü güneş her mevsimde aynı saatte batmaz. Yazın farklı, kışın farklı...

Şimdi düşünün:

Yazın güneş geç batıyor.

Kışın erken batıyor.

Saat ustası her gün ayar yapıyor.

Bugün telefonumuz bir dakika geri kalsa sosyal medyada “sistem çöktü” yorumları yapılırken, o dönemde insanlar bu değişken sistemle gayet rahat yaşıyordu.

Aslında mesele teknolojik eksiklik değil, yaşam ritminin doğayla uyumlu olmasıydı.

Osmanlı İnsanının Zamanla Kurduğu Farklı İlişki

Burada ilginç olan nokta yalnızca saatlerin çalışma şekli değil, insanların zamana bakış açısı.

Modern dünyada zaman çoğu zaman yetişmemiz gereken bir şey gibi görülüyor.

Toplantıya yetiş.

Otobüse yetiş.

Son teslim tarihine yetiş.

Bildirime cevap ver.

Osmanlı toplumunda ise günlük yaşamın önemli kısmı güneş hareketlerine ve ibadet vakitlerine göre şekilleniyordu.

Bir arkadaşım tarih araştırmaları yaparken şöyle demişti:

“Alaturka saat aslında zamanı ölçmekten çok zamanı yaşamaktı.”

Bu cümle bana oldukça ilginç gelmişti. Çünkü bugün zamanı yönetmeye çalışıyoruz, o dönemde insanlar zamanın akışına uyum sağlamaya çalışıyordu.

Peki Bu Sistem Neden Tercih Edildi?

Bunun oldukça mantıklı nedenleri vardı.

Öncelikle Osmanlı şehirlerinde günlük hayatın önemli bölümü güneş ışığına bağlıydı. Elektrik yoktu, dijital ekranlar yoktu, akıllı saatler yoktu.

İnsanların çalışma düzeni de doğanın ritmine göre şekilleniyordu.

Güneş battığında:

Gün sona eriyor,

Yeni gün başlıyor,

Saatler yeniden ayarlanıyordu.

Bugün kulağa karmaşık geliyor olabilir ama dönemin şartları düşünüldüğünde oldukça işlevsel bir yöntemdi.

Aslında bazen şunu merak ediyorum:

Acaba iki yüz yıl önceki bir Osmanlı vatandaşı bugünkü saat sistemini görseydi daha mı karmaşık bulurdu?

Belki de:

“Niye gece yarısını bekliyorsunuz? Güneş battı işte, yeni gün başladı.”

derdi.

Kadınlar ve Erkekler Bu Sisteme Nasıl Yaklaşıyor Olabilirdi?

Tarihî belgeler elbette herkesin bireysel düşüncelerini kaydetmedi. Ancak insanların farklı bakış açılarını düşünmek eğlenceli olabilir.

Mesela bir grup arkadaş arasında şöyle bir sohbet geçtiğini hayal edin:

Saat ustası olan Mehmet Usta, sistemin teknik tarafına odaklanıyor:

“Güneş bugün üç dakika farklı battı. Saatleri yeniden ayarlamak lazım.”

Onun yanında ticaretle uğraşan Ayşe Hanım ise başka bir noktaya dikkat çekiyor:

“Tamam ama pazardaki insanlar yeni saate alışabilecek mi? Herkes aynı bilgiyi almalı.”

Bir diğeri lojistik işleriyle uğraşıyor:

“Önemli olan tüm tüccarların aynı saati kullanması.”

Bir başkası ise toplumsal yönü düşünüyor:

“İnsanlar birbirleriyle uyum içinde hareket edebiliyor mu?”

Burada dikkat çekici olan şey şu:

Bazı insanlar doğal olarak çözüm ve sistem tarafına odaklanırken, bazıları insan ilişkileri ve iletişim tarafını ön plana çıkarıyor. Bu sadece cinsiyetle açıklanabilecek bir durum değil. Her toplumda, her dönemde farklı karakterler bulunuyor.

Kimisi strateji geliştiriyor.

Kimisi insanları bir arada tutuyor.

Kimisi düzen kuruyor.

Kimisi uyumu sağlıyor.

Alaturka saat gibi bir sistemin yüzyıllarca yaşayabilmesi de aslında bu farklı bakış açılarının birlikte çalışabilmesinden kaynaklanıyor.

Alaturka Saatin Sonu Nasıl Geldi?

19. yüzyılın sonlarına doğru dünya giderek daha bağlantılı hale geldi.

Demiryolları gelişti.

Uluslararası ticaret arttı.

Telgraf yaygınlaştı.

Artık herkesin farklı saat kullanması sorun oluşturmaya başladı.

Bir trenin hareket saatiyle başka bir şehirdeki saatin uyumlu olması gerekiyordu.

Bu nedenle Avrupa tarzı saat sistemi giderek yaygınlaştı.

Cumhuriyet döneminde yapılan düzenlemelerle birlikte bugün kullandığımız modern saat sistemi tamamen benimsendi.

Böylece alaturka saat günlük yaşamdan çekildi.

Aslında Kaybettiğimiz Bir Şey Var mı?

Burada konu yalnızca teknik bir değişim değil.

Bazen düşünüyorum:

Güneşin doğuşunu ve batışını bu kadar dikkatle takip eden insanlar mı zamanı daha iyi hissediyordu, yoksa saniyeleri bile ölçebilen bizler mi?

Bugün dakikalar kazanıyoruz ama belki günün ritmini biraz kaybediyoruz.

Alaturka saat sistemi modern yaşam için uygun olmayabilir. Ancak insana şunu hatırlatıyor:

Zaman yalnızca rakamlardan oluşmuyor.

Mevsimlerden, ışıklardan, alışkanlıklardan ve insan ilişkilerinden de oluşuyor.

Belki de alaturka saatin asıl ilginç tarafı burada yatıyor.

Saatleri farklı gösteriyordu ama insanları aynı gökyüzüne bakmaya yönlendiriyordu.

Forumdaki arkadaşlara son bir soru bırakayım:

Eğer bir hafta boyunca telefon, bilgisayar ve dijital saat kullanmadan sadece güneşin hareketlerine göre yaşamak zorunda kalsaydınız, sizce daha huzurlu mu olurdunuz yoksa üçüncü günün sonunda mahalledeki ilk saat kulesine sarılır mıydınız?
 
Üst