Mutlak ve mukayyet ne demek ?

CaesarJ

Global Mod
Global Mod
Mutlak ve Mukayyet: İki Kavramın Derinlemesine Eleştirisi

Giriş: Kavramların Derinliklerine Yolculuk

Merhaba forum arkadaşlar! Bugün, aslında bazılarımızın çok sık duyduğu ama çoğu zaman ne anlama geldiğini tam olarak kavrayamadığı iki önemli kavramı inceleyeceğiz: mutlak ve mukayyet. İlk bakışta, bu iki terim birbirinden farklı gibi görünse de, aslında çok benzer bir mantığa dayanmaktadır. Hem felsefi hem de dilsel açıdan derinlere indiğimizde, bu terimlerin hayatımıza nasıl şekil verdiğini fark edebiliyoruz.

Kendi gözlemlerime göre, bu iki kavram genellikle iş dünyasında, hukukta ve felsefede karşımıza çıkar. İnsanlar bazen “mutlak hakikat” ya da “mukayyet değer” gibi terimleri kullanırken, bu kavramların altında ne kadar katmanlı anlamlar olduğunu unutabiliyorlar. Bugün, bu iki terimi sadece tanımakla kalmayacağız, aynı zamanda eleştirel bir bakış açısıyla değerlendireceğiz. Erkekler ve kadınlar arasındaki toplumsal farklılıkların nasıl bu kavramları anlama biçimlerini şekillendirdiğini de inceleyeceğiz. Hadi başlayalım!

Mutlak: Kesinlik ve Değişmezlik Arzusu

Mutlak, felsefede sıklıkla kesinlik ve değişmezlik anlamına gelir. Bir şeyin mutlak olması, onun herhangi bir değişikliğe, koşula ya da duruma bağlı olmadan her zaman aynı kalacağı anlamına gelir. Örneğin, fiziksel dünyada "yerçekimi" gibi bir kavram, neredeyse mutlak kabul edilir; çünkü her yerde, her koşulda geçerlidir. Bu tür bir kesinlik, toplumsal yapıları ve bireysel düşünce sistemlerini de etkiler.

Fakat mutlak kavramı, bazen insan düşüncesinin sınırlılığını göz ardı etmek için bir araç haline gelebilir. Gerçekten de, mutlak olan bir şey var mıdır? Tarihsel olarak baktığımızda, çoğu “mutlak” olarak kabul edilen şeyin, zamanla değiştiğini ve farklı bakış açılarıyla yeniden şekillendiğini görürüz. Özellikle etik ve ahlak anlayışlarında, neyin doğru ya da yanlış olduğuna dair mutlak görüşler, zamanla farklı toplumsal normlara ve kültürel bağlamlara göre değişmiştir.

Erkeklerin Stratejik Yaklaşımı ve Mutlak Kavramı

Erkeklerin, özellikle iş dünyasında, “mutlak” kavramını daha fazla kullanma eğiliminde olduklarını gözlemliyorum. Genellikle kararlarını verirken, neyin kesin ve sabit olduğu üzerine stratejik bir yaklaşım sergiliyorlar. Bu, erkeklerin doğal olarak daha analitik ve sonuç odaklı olmalarından kaynaklanıyor olabilir. Bir iş anlaşmasında, örneğin, bazı erkekler mutlak hakikatleri (örneğin bir teklifin kesinliği ya da pazarın durumu) esas alarak hareket edebilirler. Bu, onlara daha sağlam bir zemin sunar, ancak bazen esneklik ve yenilik gerektiren durumları göz ardı etmelerine de yol açabilir.

Kadınların Empatik Yaklaşımı ve Mutlak Kavramı

Kadınlar ise, genellikle mutlaklık kavramına daha empatik bir bakış açısıyla yaklaşabilirler. Bir olayın veya durumun kesin ve değişmez olması fikri, çoğu zaman kadınlar için daha sınırlayıcı olabilir. Kadınlar, toplumsal cinsiyet rollerinin gerektirdiği esnekliği ve değişkenliği daha fazla içselleştiriyor olabilirler. Bu nedenle, kadınlar daha çok bağlama dayalı, esnek ve durumsal değerlendirmeler yapma eğilimindedir. Aile içindeki bir sorun ya da işyerindeki bir durum karşısında, kadınlar genellikle "mutlak" çözümler yerine, daha duyarlı ve ilişkisel çözümler arayabilirler. Bu, onların hem kişisel hem de profesyonel yaşamlarında daha sürdürülebilir ve adil çözümler geliştirmelerine olanak tanıyabilir.

Mukayyet: Bağlılık ve Değişen Koşullara Uyum

Mukayyet, mutlak kavramının zıddı olarak kabul edilebilir. Bir şeyin mukayyet olması, onun belirli şartlara ve koşullara bağlı olduğunu ifade eder. Yani, mukayyet bir şey esnek, değişken ve bağlama dayalıdır. Örneğin, ekonomik durum ya da siyasi koşullar, bir devletin politikalarını etkileyebilir. Bu durumda, mukayyet bir yaklaşım, sürekli değişen dünya düzenine uyum sağlamayı gerektirir.

Mukayyetlik, çoğu zaman “değişen koşullara uyum” ve “bağlam odaklı düşünme” gibi becerileri gerektirir. Sosyal bilimler ve psikolojide de, insan davranışlarının çoğunlukla mukayyet olduğu ve çevresel faktörlere, kişisel deneyimlere ve toplumsal normlara göre şekillendiği kabul edilir.

Erkeklerin Stratejik ve Çözüm Odaklı Bakış Açısı ile Mukayyetlik

Erkeklerin, genellikle çözüm odaklı yaklaşımlar benimsediklerini düşündüğümüzde, mukayyetlik kavramı onları bazen zorlayabilir. Erkekler, çoğu zaman net, keskin ve değişmez çözümler ararken, mukayyetlik gerektiren durumlar (örneğin, sosyal ilişkilerdeki esneklik veya değişen pazar koşulları) daha karmaşık ve belirsiz olabilir. Ancak erkekler, stratejik düşünme biçimlerini bu değişkenliği anlamak ve kabul etmek için geliştirebilirler. Mukayyetlik, erkekler için bazen “belirsizlikle başa çıkma” becerisini ifade edebilir.

Kadınların Empatik ve İlişkisel Yaklaşımı ile Mukayyetlik

Kadınlar, mukayyetlik kavramına daha kolay adapte olabilirler. Çünkü toplumsal roller, genellikle onlardan daha esnek ve bağlama dayalı çözümler geliştirmelerini bekler. Kadınlar, özellikle ilişkisel ve empatik bir bakış açısıyla, çevrelerindeki değişken koşullara hızlıca uyum sağlayabilirler. Bu, hem aile içinde hem de profesyonel yaşamda kadınların daha adaptif olmalarını sağlar. Mukayyetlik, kadınların sosyal bağları güçlendirme ve çevreyle daha uyumlu bir şekilde yaşama becerisini geliştirir. Bu, onların kriz anlarında ya da belirsiz ortamlarda daha yaratıcı ve etkili çözümler üretmelerine yardımcı olabilir.

Mutlak ve Mukayyet Kavramları Arasındaki Çelişkiler ve Uyum

Görünüşe göre, mutlak ve mukayyet kavramları birbiriyle çelişkili gibi görünüyor, ancak aslında toplumda her iki yaklaşımı da dengeli bir şekilde kullanmamız gerektiğini savunmak mümkün. Bu iki kavram, yaşamın farklı alanlarında birbirini tamamlayan özelliklere sahip olabilir. Örneğin, iş dünyasında, bazı konularda mutlak kuralların belirlenmesi (örneğin, yasal çerçeveler) gereklidir, ancak diğer durumlarda (örneğin müşteri ilişkileri) esnek ve mukayyet bir yaklaşım daha etkili olabilir.

Sonuç ve Tartışmaya Davet

Sonuç olarak, mutlak ve mukayyet gibi kavramlar, yalnızca teorik anlamlarıyla değil, toplumsal ve kişisel hayatımızdaki uygulamalarıyla da derin etkiler yaratmaktadır. Erkeklerin ve kadınların, bu kavramları nasıl deneyimlediği ve anladığı, toplumsal yapıların ve cinsiyet rollerinin ne kadar belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Peki sizce, günlük yaşamda, özellikle iş ve ilişkilerde bu iki kavram nasıl dengelenmeli? Toplum olarak bu iki anlayışı nasıl birleştirerek daha sürdürülebilir çözümler üretebiliriz?

Kaynaklar:

Ertan, H. (2019). *Felsefede Mutlak ve Mukayyet Kavramları Üzerine Bir Çalışma. Felsefe ve Toplum Dergisi.

Yılmaz, A. (2021). *Cinsiyet ve Sosyal Yapılar: Mutlaklık ve Esneklik Üzerine Bir Analiz. Sosyal Bilimler Yayınları.
 
Üst